7 Nisan 2013 Pazar

Puslu kıtalarda dolaşırken aklıma takılanlar

İhsan Oktay Anar Descartes'le dalga geçmiş diye düşündüm bu kitabı okurken...

Descartes yaşasaydı nasıl bir cevap verirdi acaba?



"Düşünüyorum, o halde ben varım. Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek ben ise bir düş oluyorum."

Kitaptan çıkardığım sonuç:


Her an tetikte olmak lazım. Her şey gerçekken bir anda bir düşe, düşler de birer gerçeğe dönüşebilir. 

Bu durumda hiç bir şey gerçek değil midir?

Ve düşler.. Onlara da dikkat etmek gerekir, her an gerçek olabilir.