18 Ekim 2012 Perşembe

Regl Dönemi Mitleri

Yukarıda Richard Neil adında bir kullanıcı, çocukluğundan beri kadın pedi reklamlarında gördüğü ayın o "belli" dönemlerinde kadınların ne kadar mutlu, ne kadar sportif olduklarını düşünüp kendisi erkek olduğu için bu ayrıcalığı yaşayamamış olmasından dolayı yıllardır bu dönemi kaçırdığını düşünüp üzüldüğünü paylaşmış. Ama bir kız arkadaşı olduğunda ona sormuş ve acı gerçeği öğrenmiş, bunca süredir kandırıldığı için de kadın pedi markasının facebook sayfasına düşüncelerini paylaşmış.


Post, an itibariyle 91.000'den fazla "like" almış durumda. Markanın facebook sayfasının takipçi sayısı ise 6.004.

Kadın pedi markamız cevap olarak sevgili takipçisine aşağıdaki videoyu hazırlamış:


Sevgili Richard her ne kadar yazısını alaylı bir tonda yazmış olsa da; bugüne kadar yapılan ped reklamlarına yeni bir bakış açısı kazandırdığı kesin. Yok dans edin, hoplayın, zıplayın temalı reklamlar belki son bulur. Zira, bugüne kadar oldukça baydılar.

Markanın yaklaşımı ise oldukça güzel, iletişimcilere ve pazarlamacılara güzel bir örnek. Sosyal medya gümbür gümbür geldi. Artık geleneksel müşteri ve marka ilişkisi söz konusu değil. Hatta bu vakamızdaki kişi bir kullanıcı bile değil.



13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kitap Sadece Okunmaz, Seyredilir De!

Sanatın bu hali beni çok heyecanlandırıyor! O kadar heyecanlandırıyor ki bakın aylar sonra yeniden bloğa yazıyorum! Buradaki sanatçımızın adı Su Blackwell. Kendisi, sürdürülebilir yaşamın en önemli kollarından biri olan "yeniden kullanım" a çok farklı bir açıdan yaklaşmış.

Su Blackwell'i ilk olarak nasıl keşfettiğimle konuya girmek isterim. Kendisine İkibin50 Sürdürülebilir Gelecek Dergisi'nin ilk sayısını okurken rastladım. Doğal kaynakların giderek azaldığı çevrediğimizde ürün tüketimine yönelik edinmemiz gerekn 3 prensip var:

1. Tüketimi Azalt (Reduce)
2. Yeniden Kullan (Reuse)
3. Geri Dönüştür (Recycle)

Bugüne kadar tüketici olan bizlere daha çok "geri dönüştürme" öğretildi. Oysa ki; tüketimi azaltmak, atıklarını farklı şekillerde yeniden kullanmak ve en son aşamada geri dönüştürmek gerekiyor. İşte bu 3 prensipten ikincisi olan "yeniden kullanım" pek çok şekilde karşımıza çıkabiliyor. Sanat formu bunların arasında en güzel olanlardan. Su Blackwell ise kitaplarda geçen hikayeleri kitaptan yapılma heykellerle bizlere yeniden sunuyor.




Küçük Prens





Uğultulu Tepeler





Alice Harikalar Diyarında




Bu ürünü ticarete dökmeyi de başarmış. Çeşitli dergiler için fotoğraf çekimlerinden tutun da, ürün yerleştirmeye ya da "outdoor" diye sınıflandırdığımız pazarlama mecralarına hitap eden formlar da mevcut.    


Hepsine sublackwell.co.uk adresinden ulaşabilirsiniz.

18 Mart 2012 Pazar

EtikBlog

Yeni bir bloğum daha oldu! TEİD'e (Türkiye Etik ve İtibar Derneği) ait olan bu blogda yazarlık yapmaya başladım.

İş etiği, sürdürülebilir kalkınma, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri vs... hakkında yazdığım yazılara www.etikblog.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumanız, yorum yapmanız ve paylaşmanız dileğiyle...

17 Mart 2012 Cumartesi

Sadece Mobilya mı?

Bu sabah Merinos'un bir reklam filmini izledim. Artık hazır mobilya da satıldığını ve aynı zamanda ne kadar uygun ve şık olduğunu anlatan bir reklam... Buraya kadar sorun yok. "Hem kaliteli hem hesaplı" mesajlı reklamlardan gına geldiyse de beni burada yazmaya dürten şey bu değil.

Konu şu ki, hoş ve zarif bir kadın eşini alıp mağazaya götürüyor. Kadının ilk baktığı şey mobilyaların "şıklığı" iken hesabı ödeyen erkekse satıcıyı köşeye çekip "Artık fiyatta da bir şıklık yaparsın." diye tembihlemesi.

Reklamı izledim ve bir tüketici olarak sinir oldum. Ne ucuzmuş, ne şıkmış, ne mobilyaymış umrumda olmadı.

Mobilyanın parasını sadece erkeklerin ödediği, kadınların fiyat bazlı değil de sadece görünüşe önem verdiği bir dünyada yaşıyor galiba bu reklamı yapanlar, onaylayanlar. Belki de böyle bir dünyayı hedef kitlesi olarak seçmişlerdir. Orasını bilemiyorum.

Bildiğim şey şu ki, böyle seksist reklamlar olmamalı. Reklamlar bile cinsiyet ayrımcılığı yapıyor. Kadınlar da satın alacakları ürünlerin fiyatlarını en az erkekler kadar önemsiyor ve hesabını ona göre yapıyor. Erkekler de aynı şekilde sadece fiyat bazlı kalas varlıklar değil, onlar da dizayna, renge en az kadınlar önem veriyor.

Çalışan kadınları herhalde Merinos müşteri olarak görmüyor. Bu reklamın bende yarattığı intiba kadınların beğendiği şeyi erkekler öder mantığıni sahip bir şirket anlayışı. "Kadınlar seçer erkekler öder." Siz böyle düşünmeye devam edin!

Reklama bu linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.merinos.com.tr/reklam-filmi.aspx