25 Şubat 2011 Cuma

Küreselleşmek, Zehirlenmek?

Bilgi zehirlenmesi yaşamamıza az kaldı, bakın buradan söylüyorum!

İnsan Kaynakları Yönetimi hocamız bize Did You Know? (Biliyor muydunuz?) diye bir video izletti geçen gün. Bilgiler hakkında istatistiki gerçekler söylüyor bu video bize.


Buradaki en çarpıcı slaytlardan birisi de New York Times gazetesinin bir haftalık bilgi değerinin 18. yüzyılda yaşayan bir insanın hayatı boyunca öğrenebileceklerinden daha fazla olabileceğiymiş.

1700 lü yıllar yani. Demek ki boşuna değilmiş o dönemde yaşayan asillerin en az 3-4 bilmesi, öğrenecek o kadar da şey olmadığından onlar da kendini dil öğrenmeye vermiş!

Ben o videonun yalancısıyım. Her ne kadar inanmak güç olsa da bence çok çarpıcı bir şey bu. Bana kalırsa ilerde şuan yaşadığımız çağa kesinlikle bilgi çağı denilecek.

O kadar çok şey bilmemize gerek var ki! Türkiye'nin tarihi, güncel olayları, ekonomisi, politikası, iş dünyası, yeni pazarlama trendleri...

Gazetelerden, internet sitelerinden, televizyon programlarından, maillerden, sosyal medyadan her şeyi takip etmen gerek. Sadece ekonomi, politika değil güncel olman gereken; sanat, spor ve çeşitli hobilerle ilgili gelişmeleri de takip etmelisin. Sadece Türkiye'yi değil Amerika'yı, Avrupa'yı, Uzak Doğu'yu hatta son günlerde Arap dünyasını da takip etmelisin. Oralarda yapılan çeşitli sanat filmlerini izlemeli, futbol liglerini, döviz kurlarını takip etmeli, yurtdışında yazan çeşitli blog yazarlarına abone olmalısın. İngilizce bilmek zaten farz, ama eğer Almanca ya da Fransızca biliyorsan en azından haftada bir defa da bu dillerde yazılan yerel gazeteleri okumalısın.

Bilgi biriken de bir şey, eskiden sadece önemli olanları ağızdan ağza yayılırmış, önemsiz olanları uçar gidermiş. Şimdi öyle mi? Artık yıllardır biriken çeşitli makaleler hakkında bilgi sahibi olmamız gerek. Daha biz doğmadan yazılmış olan şeyleri bugün bilmekle yükümlüsün.

Takip edilmesi gereken onlarca yazar, köşe yazarı, blog yazarı... Bunlar da yine sadece Türkiye'den değil mümkünse dünyanın çeşitli köşelerinden olmalı.

Okunacak çok makale, yazı, roman vs. var. Ama aynı zamanda ölmeden önce izlemen gereken 1001 film, dinlemen gereken 1001 müzik, bakman gereken 1001 resim, dinlemen gereken 1001 tane masal var.

Eğer ilgin varsa 5-6 sezonluk dizileri izlemeli, bunlar hakkındaki yorumları okumalısın. Bundan da geri kalmamalısın.

Tiyatrolar, danslar, filmler, galeriler, konserler, söyleşiler, sempozyumlar, kongreler...

Bunların dışında ise yemek, uyku, temizlik gibi birincil güdülerini gidermeli, sonrasında bu ikincil sosyal güdüleri takip ederken arkadaşlarına da zaman ayırmalı, çeşitli aktiviteler düzenlemelisin. Alışverişe harcanan zamanı söylemiyorum bile.

Gece uyumayıp Beyaz Show izleme gibi bir zevkin varsa yine mümkünse Oprah'ı da seyretmelisin.

Hülya ile Gülben en son ne demiş derken, Paris ile Lindsay ne giymemiş onu da bilsen iyi olur.

Eğer ki; gezi, fotoğraf gibi çeşitli hobilerin varsa işin çok daha zor. Gezilecek o kadar çok yer, çekilecek o kadar çok manzara remi var ki.

Bence şöyle bir hobi de olmalı: Tüm dünyanın tüm dillerindeki gezi dergilerini takip etmek.

Yemek yapmayı seviyorsan işin bundan 15 yıl önce çok kolaydı, sadece Amasya'nın elması, Adana'nın kebabını, Urfa lahmacununu, Kocaeli pişmaniyesini bilmen yeterliydi ama şimdi bunların yanında Fransız şaraplarını, Hint baharatlarını, Çin'in az pişmiş yemeklerini de bilmek ve yapmak durumundasın.

İşte böyle. Bu örnekler o kadar çoğaltılabilir ki!

Yemekten, siyasete; ekonomiden, belgesellere hakim olman gereken çok şey var.

Benim bloğum da arada kaynasa güzel olurdu =) Her şeyi okuyorsun, bunu da okuyuver.

Küreselleşme çağındayız. Bilgi de aynı şekilde küreselleşiyor, ama ayırt edilmesi gereken bir şey var:

Bu globalleşen bilgi mi yoksa bilgi zehirlenmesi mi?

2 yorum:

  1. Videoda New York Times gazetesinin bir günlük sayısında 18.yy'da yaşayan bir insanın hayatı boyunca karşılaşabileceğinden daha fazla bilgi olduğu yazıyor, 18.yy'da sağlanan (üretilen) bilgilerden daha fazla bilgi olduğu değil.

    YanıtlaSil
  2. Evet haklısın, düzeltme için teşekkürler. Ama bir günlük değil de bir haftalık New York Times da verilen bilgiymiş, burda 2miz de yanılmışız. Düzeltiyorum şimdi.

    It's estimated that a week's worth of the New York Times contains more indormation that a person was likely to come across in a lifetime in the 18th century.

    YanıtlaSil