4 Ağustos 2010 Çarşamba

Gibi

Eski şarkıları dinlemeyi çok seviyorum, o dönemi çok hatırlamama rağmen ben bile 90 lardaki gibi şarkılar yok bugünlerde deme hakkını buluyorum kendimde. O dönemde Oya-Bora vardı, biz çok severdik çocukken onları, ne bilim ana sınıfında falan arkadaşlarla oturur onları konuşurduk,onların taklidini yapardık ya da benle aynı yaşta olan kuzenimle beraber Oya-Bora kasedini teyibe koyar ve çeşitli dans figürleri yaratırdık bir nevi koreograftık, dansçıydık da aynı zamanda.

"Seni Bana Yazmışlar" ve "Ara Beni" favori şarkılarımızdı, açar açar oynardık, ya da lastik oynarken bu ritmlere uygun hareketler uydurur ve arkadaşlarımıza da öğretirdik bu figürleri. Lastik de ilginç bir oyundu bu arada. Türk Oyunu vardı mesela, onda akrobatik hareketler daha ağırlıklıydı, Çelik'in Meyhaneci şarkısına uydurulan oyun kadar kıvrak değildi, neyse bu çok ayrı bir konu. Konumdan sapmayayım şimdi.

Oya Bora'nın benim için anlamı diğer çocuk arkadaşlarıma göre daha farklıydı. Kreşte benden hep "Ara Beni" şarkısı söylememi isterdi hem öğretmenlerim hem de arkadaşlarım. Ben de, saf, söylerdim her seferinde.

...
Ara Beni öptüm seni seni
Çok özledim deli bigi
(Gülüşmeler)

Yanlış yazmadım, ben küçükken gibi edatını söyleyemiyordum, gibi değil de bigi derdim hep :/
İnsanlar da bunu duymak için bana hep yukardaki şarkıyı söyletirlerdi.

Ben de bu şarkının benden yoğun talep almasının sebebinin o gül sesim olmadığını anlayınca (uzun bir süreden sonra) artık söylememeye başladım o şarkıyı, insanlar da bana bigi yi söyletmek için başka yollar aramaya başladılar.

Mesela o dönemde bir komşumuz, koltuk minderini bana göstererek

"Bak Ayça bunun adı gibi." dedi, "Neymiş bunun adı bir de sen söyle bakayım."

"Hayır bir kere onun adı minder tamam mı bigi değil?"

Off nerden geldiki şimdi bu anı aklıma durduk yere,
Sanırım makroekonomi çalışırken kendimi ezik hissettim ve geçmişteki ezik günlerim geldi aklıma. Saat de gecenin ikisi olmasa annemi arar ve bu konudaki diğer olayları da sizlerle paylaşmak isterdim ama, okul öncesi hafızamla idare etmek durumundayız hepimiz.

Aslında konuşmayla ilgili sıkıntılarım bununla sınırlı değil. Örneğin, 6-7 yaşlarımdan itibaren çok konuşkan olmama ya da böyle cümlelerim arasına "Iııımmm, Uuumm" gibi esler koymayışıma bakmayın, ben çok geç konuşmaya başlamışım. 5 yaşına kadar dilimden sadece annem anlıyormuş. Bunu da kime anlatsam "O gün bugündür susmuyorsun maşallah." der ben de "Biraz orjinal ol da diğerlerinden farklı bir tepki ver." derim. O yüzden siz öyle demeyin, cevabı bakın yukarda =) Bursa'ya gitmişiz ailecek, orada dilim açılmış, Adana otobüsüne bindiğimiz andan itibaren benim dilim çözülmüş ve o gün bugündür susmamışım :P

1 yorum:

  1. çok beğendimm , özellikle "okul öncesi hafızamla idare etmek durumundayız" a bayağı güldümm,
    ben de böbrek diyemezdim börek derdm söyleyemediğimden değil onun daha doğru olduğuna inandığımdan. sınavlarda neden bocaladığım burdan belli galiba Ayça, kendi kanımın doğruluuna uzun süre inanıyorum içten biyerlerden, sınavlarda içini dinlememek daha doğru demek kii:)

    YanıtlaSil